İçeriğe geç

Kambersiz düğün olur mu ?

Kambersiz düğün olur mu? Söylemin toplumsal anlamı üzerine bir giriş

İstanbul’da yaşayan biri olarak bazı deyimlerin günlük hayatta ne kadar derin anlamlar taşıdığını zamanla daha iyi görmeye başlıyorsun. “Kambersiz düğün olur mu?” da bunlardan biri. İlk bakışta sadece eski bir söz gibi duruyor ama aslında toplumun işleyişine, kimlerin “görünmez aracı” olarak kabul edildiğine ve hangi grupların sürekli bir “aracıya” ihtiyaç duyduğuna dair çok şey söylüyor.

Son yıllarda sahada, işte, sokakta ve toplu taşımada gözlemlediğim şey şu: Bu deyim sadece bir espri değil, aynı zamanda sosyal yapının derin bir yansıması. Özellikle toplumsal cinsiyet rolleri, çeşitlilik ve sosyal adalet tartışmalarıyla birlikte yeniden düşünülmesi gereken bir ifade haline geliyor.

Kambersiz düğün olur mu? deyiminin toplumsal kökeni

Günlük dilde “kambersiz düğün olmaz” ifadesi, her işin içinde mutlaka bir aracının, bir “gözlemcinin” ya da bir “arabulucunun” olması gerektiğini ima eder. Ancak bu kişi çoğu zaman görünür değildir; sadece sürecin parçası olarak kabul edilir.

İstanbul’da metrobüste sabah işe giderken düşündüğüm bir şey var: Her kalabalıkta aslında “kambersiz düğün” metaforu yaşıyoruz. Birinin geçişine yardımcı olan kalabalık, birinin işini kolaylaştıran görünmez emek, bir başkasının hayatını düzenleyen arka plan işçiliği…

Ama mesele sadece yardım etmek değil. Asıl soru şu: Kim bu “kamber” rolüne sürekli atanıyor?

Toplumsal cinsiyet açısından görünmeyen roller

Sivil toplumda çalışırken en çok karşılaştığım konulardan biri, görünmeyen emek. Özellikle kadınların üzerine yıkılan “kamber” rolü oldukça dikkat çekici.

Bir toplantıda, organizasyonun her detayını düşünen, herkesin ihtiyacını önceden tahmin eden, ortamın düzenini sağlayan kişi genelde aynı profile sahip oluyor. Ve bu rol çoğu zaman “doğal” kabul ediliyor.

Bir gün Kadıköy’de bir etkinlik hazırlığında gözlem yapıyordum. Masaların kurulması, çay-kahve düzeni, konukların karşılanması… Tüm bu işler konuşulmadan bazı kişilere dağıtılmıştı. İlginç olan, kimse bunu görev olarak konuşmuyordu; sanki “kendiliğinden” gerçekleşmesi gerekiyordu.

İşte tam burada “Kambersiz düğün olur mu?” sorusu anlam kazanıyor. Çünkü toplum bazı rolleri görünmez kılıyor ve bu görünmezlik çoğunlukla toplumsal cinsiyet üzerinden şekilleniyor.

Görünmeyen emek ve adalet meselesi

Sosyal adalet açısından baktığımızda, mesele sadece iş bölümü değil. Aynı zamanda emeğin tanınması.

Bir işi kim yapıyor, kim görünür oluyor, kim takdir ediliyor?

Örneğin işyerinde bir proje başarılı olduğunda sunumu yapan kişi genellikle öne çıkar. Ama o sunumun arkasındaki düzeni kuran, notları toparlayan, herkesin işini koordine eden kişi çoğu zaman görünmez kalır. Bu da modern “kamber” rolünün başka bir versiyonudur.

Çeşitlilik açısından kambersiz düğün olur mu?

İstanbul gibi çok katmanlı bir şehirde çeşitlilik sadece kültürel değil, aynı zamanda sosyo-ekonomik bir gerçeklik. Farklı mahallelerden, farklı eğitim seviyelerinden, farklı göç hikâyelerinden gelen insanlar aynı şehirde yaşıyor.

Toplu taşımada bunu çok net görüyorsun. Sabah saatlerinde Marmaray’da yan yana oturan insanlar arasında görünmez bir sosyal harita var. Ama bu harita içinde bazı insanlar sürekli “aracı” rolüne itiliyor.

Örneğin göçmen işçiler çoğu zaman görünmeyen işleri yapıyor. Ev içi emekte çalışan kadınlar, yaşlı bakımını üstlenen kişiler ya da ofislerde “her işi toparlayan” çalışanlar… Hepsi bir tür modern kamber.

Sokakta gözlem: küçük ama anlamlı sahneler

Geçen hafta Beşiktaş’ta bir kafede otururken yan masada bir ekip toplantısı vardı. Herkes konuşuyordu ama bir kişi sürekli not alıyor, organizasyonu yönlendiriyordu. Toplantı bittiğinde teşekkür bile edilmeden herkes kalktı. O an aklımdan şu geçti: “Kambersiz düğün olur mu?” aslında tam da bu anları anlatıyor.

Başka bir gün, Taksim’de bir etkinlikte gönüllülerin dağılımını izledim. Bazı kişiler sahnede görünürken, diğerleri arka planda her şeyi ayakta tutuyordu. Ama sahne ışığı hep aynı kişilere düşüyordu.

Kimler kamber oluyor?

Sosyal yapıda bazı gruplar daha sık bu role itiliyor:

Kadınlar (özellikle bakım emeği alanında)

Genç çalışanlar (deneyim kazanma bahanesiyle)

Göçmenler (görünmeyen işlerde)

Düşük gelirli çalışanlar (esnek ve görünmez işlerde)

Bu durum tesadüf değil; yapısal bir dağılım.

Sosyal adalet perspektifinden yeniden düşünmek

Sosyal adalet dediğimiz şey sadece eşitlik değil, emeğin görünür olmasıdır. “Kambersiz düğün olur mu?” sorusunu bu açıdan düşündüğümüzde, aslında şunu sorguluyoruz: Bir sistem gerçekten kimin emeğiyle ayakta duruyor?

İstanbul gibi bir şehirde bunu her gün görüyorsun. Metroda güvenliği sağlayan kişi, ofiste düzeni kuran sekreter, evde bakım emeğini üstlenen kişi… Hepsi sistemin görünmeyen ama vazgeçilmez parçaları.

Görünürlük ve güç ilişkisi

Bir işin görünür olması genelde gücü de beraberinde getiriyor. O yüzden kamber rolü çoğu zaman güçsüzleştirici bir pozisyona dönüşüyor. Çünkü katkı var ama görünürlük yok.

Sivil toplum çalışmalarında en çok tartıştığımız konulardan biri de bu: Katılım mı, temsiliyet mi?

Bir kişi her sürece dahil olabilir ama görünür değilse, aslında sistem içinde ne kadar yer alıyor?

“Kambersiz düğün olur mu” konusundaki yazımızı okuduğunuz için teşekkür ederiz. Fule olarak sizlere her zaman kaliteli içerik sunmaya devam edeceğiz.

Kambersiz düğün olur mu? sorusunun bugünkü anlamı

Bugün bu deyim artık sadece eski bir söz değil. Toplumsal yapıyı anlamak için güçlü bir metafor. Çünkü bize şunu hatırlatıyor: Hiçbir süreç tek başına gerçekleşmiyor, ama bazı emekler sürekli görünmez kalıyor.

İstanbul’da gün içinde karşılaştığım her kalabalıkta bunu daha net hissediyorum. Bir şeyler dönüyor, ilerliyor, akıyor… ama bazı insanlar sadece “orayı tutan” pozisyonda kalıyor.

Son düşünceler yerine günlük hayatın içinden bir gerçeklik

Bazen eve dönerken metrobüste camdan dışarı bakarken şunu düşünüyorum: Bu şehir sadece görünenlerden ibaret değil. Her düzenin arkasında görünmeyen bir emek var. Ve bu emeğin adını koymadıkça, “kambersiz düğün olur mu?” sorusu sadece bir deyim olarak kalıyor.

Aslında cevap çok net değil; çünkü her düğünün içinde mutlaka bir kamber var. Ama mesele o kamberin kim olduğu, neden hep aynı kişilerin bu role itildiği ve bunun ne zaman değişeceği.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.mati.com.tr https://eradoor.com.tr https://nevamuzik.com.tr Sitemap
vdcasino güncel giriş