Ağır Depresyonun Belirtileri Nelerdir?
Hayat bazen tam bir karmaşa olabilir, değil mi? Özellikle de bir kahve içip dünyayı kurtarmaya karar verdiğiniz sabahlarda, her şeyin kontrolünüzde olduğunu düşündüğünüzde birden karşılaştığınız “ağır depresyon” gerçeği ile baş başa kalırsınız. Ama, durun! Sakin olun, çünkü depresyonun belirtilerini öğrenmek aslında, hayatın bazen nasıl da komik bir şekilde bizi sınadığını anlamamıza yardımcı olabilir. Bunu biraz mizahi bir şekilde keşfedeceğiz. Hazır mısınız? O zaman başlayalım!
Depresyonla Tanıştık: “Merhaba, Nasılsın?”
Depresyon, en sevdiğiniz şarkıyı duyduğunuzda bile hissetmediğiniz bir neşe gibidir. Hani şu eski arkadaşınızla tekrar karşılaştığınızda hissettiğiniz o sıcak, rahatlatıcı duygu vardır ya, işte depresyon da tam tersidir. Siz hayatınızda neşeli bir insan olarak tanınsanız da, depresyon bazen arka planda sessizce sizi izler ve sizin haberiniz olmadan yavaşça içeri sızar. İlk başlarda fark etmezsiniz. Yavaş yavaş başlar. Belki birkaç gün üst üste uykusuz kalırsınız, belki de o günü tamamlamak için çikolatalı pasta yerken bir yudum su içmeyi unutursunuz. “Nasılsın?” sorusunu sorduğunda insan, “Ehh, iyiyim işte” cevabını verir, ama o “iyi” çok derin değildir.
Hadi gelin, biraz daha eğlenceli bir şekilde bakalım. Ağır depresyonun belirtileri nelerdir? Bunu çok fazla dramatize etmeden, daha çok gözümüzün önüne getireceğimiz bir senaryo üzerinden inceleyelim. Hazır mısınız? Çünkü bazen, insanın hayatına giren bu “duygusal gölge” tam da en az beklediğiniz anda gelir.
Uykusuzluk: “Hayatımın En İyi Uyku Performansı!”
İzmir’de güneş doğmadan önce kalkmak benim için bir alışkanlık oldu. Ama ya uykusuzluk? İşte o, biraz da “sabah 4’te internette gezinen insan” modunda… Depresyon, uykusuzluğu da beraberinde getirir. O kadar ilginçtir ki, sanki bir geceyi Netflix’te izlediğiniz dizinin 20. bölümünde geçirmek yerine, uyumaya çalışmak imkansız hale gelir.
Benim favori “uykusuzluk” deneyimim şuydu: Her gece, yatağımda bir saati geçirecek kadar döner dururum. Yastığa kafa koyarken, aklımdan binlerce şey geçer. Bir düşünürsünüz, ama bir dakika sonra düşünmeye başlarsınız “Hangi şarkıyı dinlesem? Ne yemek yesem? Netflix’te hangi dizi var ki? Hadi bir bakalım, neden bu kadar yalnızım?” Sonra akşam saat 3’te kalkıp “Peki ya bu düşünceler bana sağlıklı mı?” diye düşünüp, bir yudum su içersiniz. Ama gözlerinizin altındaki mor halkalar “Beni unutma!” diye bağırıyor gibi hissettiren bir uykusuzluk çığırtkanıdır.
İlginç İştah Değişiklikleri: “Benim Midem Beni Tercih Etmiyor”
Bir hafta boyunca sürekli karnınızda “gönülsüzlük” hissediyorsanız, muhtemelen depresyonun o ince zarif etkilerini yaşıyorsunuz demektir. “Yemek yememek çok sağlıklı bir şeydir, gerçekten!” diyen, benim gibi insanları, depresyon çok iyi anlar. Çünkü öyle bir an gelir ki, bir gün tabakta bir çikolatayı görüp “Yahu bu çikolata niye bana bakıyor?” diye düşünüp, yemeyi reddedersiniz. Ertesi gün, o çikolatayı alıp belki 5 dakika boyunca yiyip yiyip sonra “Ayy çok kötü hissediyorum” dersiniz. İştahın kesildiği de bir yerden sonra, sağlıklı bir yeme alışkanlığına dönüşür.
Ama tabii ki bu sadece başlangıçtır. Depresyon sizi düşündürür: “Bir koca pizza mı yesem? Yoksa sadece bir paket dondurma mı?” Bir kutu dondurmayı bitirip 3 saat sonra, “Bu midemde neler oluyor?” diye düşünmek oldukça yaygın bir belirtidir. Sonra bir çikolata kutusuna göz atarsınız. “Bir tane daha zararı olmaz” dersiniz. Çikolata kutusunun size verdiği güç, depresyonun baş başa kaldığınız o yalnız anıdır. Ama, işte, işler değişmeye başlar. İştah ne kadar değişirse, ruh hali de o kadar değişir.
Kendinle Dalga Geçmek: “Ne İşim Var Benim?”
Bazen depresyon öyle ince bir şekilde gelir ki, aslında durumu fark etmeniz zaman alır. Mesela, bardağın içindeki son bir damla suyu bitirdiğinizde ya da dışarıda yağmur yağarken parka gitmeyi hayal ettiğinizde. O zaman, muhtemelen depresyonun sizden gülümsemenizi aldığını hissedersiniz. Hani şu ”Ne işim var benim?” diye sorarken, cevabını alamazsınız. Başka insanların çok kolay “mutlu” olduğunu görüp, kendinize takılmaya başlarsınız. “Bir kahkaha atmaktan bile mi yoksunum? Bir şaka yapamam mı? Birisi bana gülüp bakmadı mı?”
Ama burası İzmir. Burada hem eğlenceli bir sürü şey oluyor, hem de bir o kadar kafa karıştırıcı. Sonra kendi iç sesiniz devreye girer: “O kadar kafanızı takmayın. Hepimiz zaman zaman depresyona girebiliriz. Ne var ki bunda?” Aslında kendi iç sesinizle dalga geçmek, bazen en iyi terapidir.
Sonuç: Ağır Depresyonun Belirtileri Nelerdir?
Evet, depresyonun belirtilerini şakalarla, mizahla, hayatın basit ama acı gerçekleriyle anlatmaya çalıştım. Sonuçta, depresyon ciddi bir durumdur ve insanın ruhunu derinden etkileyebilir. Uykusuzluk, iştah değişiklikleri, içsel boşluk ve kendinizle dalga geçmek gibi belirtiler, bazen çok ağır bir hal alabilir.
Ama unutmayın, depresyonu sadece karanlık bir hal gibi görmek gerekmez. Zaman zaman insanın hisleri karışabilir, zor bir dönemden geçilebilir. Bununla başa çıkmak için bazen mizah bile iyi bir terapidir. Hem, bu yazıyı okurken kendinizi kötü hissetmek yerine, yaşadığınız duyguları biraz da olsa eğlenceli bir şekilde ele almayı deneyin. Çünkü en nihayetinde hayat, her şeyin içinden çıkabilmekle ilgili bir yolculuktur.
Ve unutmayın, ağır depresyonun belirtileri nelerdir sorusunun yanıtını bulduysanız, belki de bir kahkaha atma zamanı gelmiştir.