İçeriğe geç

Dikenin sözlük anlamı nedir ?

Değerli Fule okurları, bu makalemizde “Dikenin sözlük anlamı nedir” konusunda bilmeniz gereken her şeyi derledik.

Dikenin Sözlük Anlamı Nedir? Bazen Bir Bitki, Bazen Hayatın Küçük İğnesi

İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak şunu söyleyebilirim: Hayat bazen tam bir diken tarlası gibi. Ama öyle dramatik film sahnesi gibi değil. Daha çok sabah işe veya okula giderken ayağına takılan küçük taş, yanlışlıkla sıcak çaya dokunan parmak ya da arkadaş grubunda söylediğin bir şakanın beş dakika sonra “Ben bunu niye söyledim?” diye kafanda dönüp durması gibi.

Ben arkadaş ortamında sürekli espri yapan insanlardanım. Masada herkes güler, ben de kendimi küçük çaplı bir komedyen gibi hissederim. Fakat eve döndüğümde beynimin içinde başka bir toplantı başlar.

“Acaba o şaka biraz fazla mıydı?”

“Yok canım, herkes güldü.”

“Ya nezaketen güldülerse?”

İşte hayatın dikenleri genelde böyle küçük küçük batıyor. Büyük acılardan çok, günlük hayatın içine saklanan ufak iğneler oluyor.

Peki gerçekten Dikenin sözlük anlamı nedir? Türk Dil Kurumu anlamına göre diken; bazı bitkilerin üzerinde bulunan, sivri ve sert çıkıntı anlamına gelir. Aynı zamanda mecaz olarak insanı rahatsız eden, can sıkan, huzursuzluk veren durumlar için de kullanılır.

Yani diken sadece bahçede gördüğümüz, elimize batan küçük bir parça değildir. Bazen bir söz, bazen bir davranış, bazen de kendi kafamızın içinde büyüttüğümüz düşünceler bile diken olabilir.

Diken Nedir? Doğanın Küçük Ama Etkili Savunma Sistemi

Doğada her şeyin bir sebebi var. Gülün dikeni mesela… Gül bize yıllardır şunu söylüyor:

“Güzelliğime bakabilirsin ama biraz dikkatli yaklaş.”

Aslında oldukça mantıklı bir tavır. Düşünsenize, herkes size dokunmaya çalışıyor, herkes sizi koparıp evine götürmek istiyor. Bir noktadan sonra insan bile “Biraz mesafe lütfen” demek ister.

Dikenli bitkiler de bunu yapıyor. Kendilerini korumak için sivri yapılar geliştirmişler. Kaktüsler bu konuda adeta profesyonel. İzmir sıcağında balkonlarda duran bazı kaktüsler var, uzaktan masum görünüyorlar ama yaklaştığınızda resmen güvenlik görevlisi gibi davranıyorlar.

Bir keresinde arkadaşımın evindeki kaktüse dokunmaya çalışmıştım.

“Abi dikkat et, o çok batıyor.”

“Yok ya, ben hallederim.”

Beş saniye sonra:

“Ben bunu neden yaptım?”

Bazı dersleri kitaplardan değil, parmağınıza batan küçük dikenlerden öğreniyorsunuz.

Dikenin Sözlük Anlamı Nedir? Günlük Hayatta Karşımıza Nasıl Çıkar?

Diken kelimesi aslında günlük hayatımızda düşündüğümüzden çok daha fazla kullanılır. Bir insan için “dikenli biri” dediğimizde genellikle hemen yaklaşılması zor, sert veya kırıcı bir karakteri anlatırız.

Ama burada da biraz düşünmek gerekir.

Her diken kötü müdür?

Bence değil.

Bazen insanın dikenleri onun sınırlarıdır. Herkese her an açık olmak zorunda değiliz. Sürekli “evet” diyen insanların da bir gün içinden “Ben ne yapıyorum?” diye bağırması mümkün.

Ben bunu özellikle arkadaş ortamlarında fark ediyorum. Herkes eğlenirken bir anda biri ciddi bir konu açıyor.

“Ya siz hiç geleceği düşünüyor musunuz?”

Masadaki herkes:

“Abi biz şu an patates kızartması düşünüyoruz.”

Ama aslında herkes düşünüyor. Sadece bazıları bunu yüksek sesle yapıyor, bazıları ise gece yatağa girince başlıyor.

İşte insanın kendi içinde taşıdığı dikenler de böyle. Dışarıdan görünmez ama bazen en çok onlar batıyor.

İnsanların Dikenleri: Söylenen Sözler ve Saklanan Düşünceler

Bazı kelimeler vardır, üzerinden yıllar geçse bile unutulmaz. Çocukken bir öğretmenin söylediği bir cümle, bir arkadaşın yaptığı bir yorum veya birinin farkında olmadan söylediği küçük bir söz…

Bunlar görünmez dikenlerdir.

Mesela biri size:

“Sen bunu yapamazsın.”

dediğinde belki o kişi beş dakika sonra unutur. Ama siz aylarca bunu düşünebilirsiniz.

Benim de böyle anlarım oldu. Dışarıya karşı:

“Ya tamam, ne olacak canım?”

diyen ben, iç dünyamda küçük bir toplantı düzenliyorum.

Başkan benim.

Katılımcılar yine benim.

Eleştiren de benim.

Sonuç?

Genellikle hiçbir karar alınmadan toplantı bitiyor.

İnsan bazen kendi kendisinin en büyük dikenine dönüşebiliyor.

İzmir Sokaklarında Diken Gibi Küçük Sürprizler

İzmir’de yaşamın kendine özgü bir rahatlığı vardır. Sahilde yürürsünüz, insanlar sohbet eder, martılar kendi dünyasında yaşar. Ama bu güzel şehirde bile küçük dikenler yok değil.

Örneğin yaz günü dışarı çıkarsınız. Hava sıcak mı sıcak.

“Bugün çok güzel olacak.”

dersiniz.

On dakika sonra güneş size hayatın gerçeklerini anlatmaya başlar.

Ya da sahilde yürürken terli terli dondurma alırsınız. İlk birkaç dakika mutluluk.

Sonra:

“Bu dondurma neden elimden hızlı eriyor?”

Hayat yine küçük bir diken çıkarır.

Ama belki de güzellik burada. Çünkü her şey kusursuz olsaydı, anlatacak hikâyemiz olmazdı.

Dikenli İnsanlarla Nasıl Yaşanır?

Bazı insanlar gerçekten dikenlidir. Her söylediğinize bir cevap verir, her konuda eleştirecek bir şey bulur veya sürekli mesafeli davranır.

Eskiden böyle insanlara daha çok sinirlenirdim. Şimdi biraz daha farklı bakıyorum.

Belki onların da kendi dikenleri vardır.

Belki yaşadıkları şeyler onları daha korumacı yapmıştır.

Tabii bu, herkesin istediği gibi davranabileceği anlamına gelmez. Gülün dikeni var diye herkesin elini kanatması normal değildir.

İnsan olmak biraz da kendi dikenlerini fark etmektir.

“Ben neden böyle tepki verdim?”

“Bu söz gerçekten gerekli miydi?”

“Karşımdaki insanı kırmış olabilir miyim?”

Bu sorular bazen insanın iç bahçesini düzenlemesine yardımcı olur.

Dikenler Olmadan Gül Olur muydu?

Hayatta herkes sadece güzel tarafları yaşamak ister. Kimse üzülmek, hata yapmak veya zorlanmak istemez. Ama galiba biraz diken gerekiyor.

Çünkü dikenler bize dikkat etmeyi öğretir.

Bir başarısızlık, bir hayal kırıklığı veya bir yanlış karar… Hepsi can sıkabilir. Ama hepsi aynı zamanda büyütür.

Ben 25 yaşında biri olarak hâlâ birçok şeyi çözmeye çalışıyorum. Bazen çok olgun davrandığımı düşünüyorum, bazen de markette hangi bisküviyi alacağıma on dakika karar veremiyorum.

İnsan böyle bir varlık işte.

Bir tarafıyla hayatı çözmeye çalışıyor, diğer tarafıyla telefon şarj kablosunu evde nereye koyduğunu bulamıyor.

Ama belki de mesele kusursuz olmak değil.

Kendi dikenlerimizi tanımak.

Başkasının dikenine gereksiz yere dokunmamak.

Ve bazen diken battığında biraz gülümseyebilmek.

Sonuç: Diken Sadece Batmaz, Bazen Öğretir

Dikenin sözlük anlamı nedir? sorusunun cevabı ilk bakışta basittir: Bitkilerde bulunan sivri ve sert çıkıntı. Ancak hayatın içinde diken bundan çok daha fazlasıdır.

Diken bazen bizi koruyan bir sınırdır, bazen bize dikkatli olmayı öğreten bir uyarıdır, bazen de geçmişten kalan küçük bir hatıradır.

Güllere bakarken sadece güzelliğini görmeyiz. Dikenlerini de biliriz. Çünkü hayat da biraz böyledir. Güzel anların yanında küçük zorluklar, komik kazalar, düşündüren olaylar ve bazen canımızı sıkan detaylar vardır.

Ama bütün mesele, o dikenlere rağmen yürümeyi öğrenmektir.

Hem zaten biraz diken olmasa, hayatın hikâyesi de bu kadar ilginç olmazdı.

Buna da Göz Atın: Derin dondurucudan çıkan köfte nasıl kızartılır ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.mati.com.tr https://eradoor.com.tr https://nevamuzik.com.tr Sitemap
vdcasino güncel giriş